3 haftadır konumuz para oldu: Para bilincimiz, değiştirmemiz gereken kodlarımız ve geliştirmemiz gereken konular, halihazırdaki parasal durumumuz, parayla ilgili hedeflerimiz ve bunları gerçekleştirirken dikkat etmemiz gereken hususlar derken para yolculuğumuzun sonuna geldik.. Bugün tüm yazdıklarımı şöyle bir toparlamak ve konuya kuşbakışı bakmak istiyorum: Para için yaptığımız çalışmalarda aslolan parayla ilişkimizi eksiklik, yokluk, zorluk seviyesinden varlık, bolluk, kolaylık seviyesine getirmektir. Yoksulluk, para ya da maddi olarak ölçtüğümüz diğer şeylerin yok olması demek değildir. Yoksulluk zihinimizin bir durumu... Aynı şekilde refah da paramızın, arabamızın, yatımızın – katımızın olması anlamına gelmiyor. Refah da zihnnimizin bir durumu.. Başarı ve bolluk bilinçli seçimlerle, inançlarla ve bilincin programlanmasıyla gelir. İnançlarımız, duygu ve düşüncelerimiz parayı ve bolluğu hayatımıza çekmede önemli rol oynar. Neye inanıyorsak, neyi düşünüyorsak onu çekeriz ve bu inanç ya da düşünceyi değiştirene kadar da aynı şeyi çekmeye devam ederiz. Esas olan bilinç seviyemizde varlıklı, sağlıklı, mutlu olmaktır. Yoksa kurban olmaktan kurtulamayız: Bir iş kurmaya kalkarız; bir seferinde kriz çıkar, birinde eşimizden ayrılırız, öbür sefer Amerika’da rüzgar eser.. Dış faktörleri bir yana bırakıp içimize baksak? Bilinçaltımızda başarısızlık korkusu mu var, özgüvenimiz mi yok, yoksa başarıyı haketmiyor muyuz? Kurban rolü çok kolay, üstelik bir de kendimiz gibi diğer kurbanlar da yanımızdadır, birbirimizin hikayelerini dinler iyice birbirimizi doldururuz, ah bu kahpe felek yok mudur ve de kesin Tanrı bizi görmüyordur.. “Olmayana odaklanmak”, sadece parasal anlamda değil, hayatımızın her alanında enerjileri bloke eden, akışı engelleyen bir eylem.. Şimdi size bir sayı dizisi versem, desem ki: 1 kuruş, 5 kuruş, 10 kuruş, 25 kuruş, 1 lira, 5 lira, 10 lira, 50 lira, 100 lira.. Büyük olasılıkla 50 kuruş ve 20 lira nerde diye tepki vereceksiniz. Çünkü zihniniz otomatik olarak olmayanı arayacak. İşte çoğumuz hayatımızda benzer şekilde davranıyoruz, hayatımızın büyük bir bölümü, hayatımızda olmayan ya da eksik olan her ne ise ona odaklanarak geçiyor. Bunun yerine öncelikle elinizdekilere bakın ve bir şükran listesi yapın. Siz aslında zaten zenginsiniz: Eviniz, işiniz ya da sağlam 1 çift ayakkabınız var. Sağlıkla ve huzurla kullandığınız sürece bunlar sizi mutlu eder; o yüzden sahip olduklarınızın tümünün bir bütünün parçaları olduğunun bilinciyle teşekkürünüzü ifade edin. Yokluğa ya da zorluğa odaklanmaktan daha da kötüsü bunları bir de negatif hislerle beslemektir. Korku, şüphe, umutsuzluk, kıskançlık hissettikçe yoksunluğu daha çok çekeceğinizden emin olabilirsiniz. Hislerinizin negatife döndüğünü farkettiğiniz anda dikkatinizi sizi mutlu edecek başka birşeye yönlendirin. Aldığınız her nefesin ve attığınız her adımın zenginlikle dolu olduğunu bilin: Yeterli paranız olmadığı için tasalandığınız her an dikkatinizi hayatın güzelliklerine verin. Bu belki banka hesabınıza para yatırmaz ama paranın ötesindeki zenginliği görürsünüz. Hergün söyleyeceğiniz olumlama cümleleri de inanın çok işe yarayacaktır: “Bütün ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılayacağım kaynaklara sahibim ve bunları kullanıyorum.” Bir arkadaşınıza kötü davrandığınızı, kötü sözler söylediğinizi düşünün. Bir daha sizi görmek ister mi? Parayı sevin ve hakettiği şekilde iyi davranın... Tasarruf planları yapın ve günde 1 lira bile olsa bir kenara para koyun ve harcamayın. Bu “paraya sahip olma” hissini ve düşüncesini sağlar. Hayatınıza değer katmayacak şeyler için para harcamayın. Paranızın sorumluluğunu alın, organize ve düzenli olun. En kötüsünün olacağını beklemek ya da inanmak da parasal durumunuz üzerinde yıkıcı etkiye sahiptir. Bunun yerine dikkatinizi ve enerijinizi bolluğa vermeye ne dersiniz? Bolluk ne demektir: Sağlık, mutlu bir ilişki, tatmin edici bir iş, bütünün hayrına katkı, sabah yağmuru, gökkuşağı, doğa.. Ve tabii güzel bir araba, konforlu bir ev, şık elbiseler de.. Gerçek bolluk ve refah bunların tümüdür. Sizi çevreleyen, zengin hissettiren şeylere bakın: İster saksılar dolusu çiçeğiniz, ister sevdiğiniz çay fincanlarınız olsun olsun, eviniz zenginliğinizi ve hayatınızdaki güzellikleri yansıtsın. Dolabınızdaki sevdiğiniz bir içecek ya da yiyecekle evinizde hissettiğiniz bolluğu ve bereketi kutlayın. Küçük şeylerin büyük etkiler yaratacağını hatırlayın. :) Cömert olun: Bolluk ve bereketi çeken belki de en önemli şey varolanı paylaşmaktır. Gönlünüz zengin değilse varlığınız çok da bişey ifade etmez. Mümkün olduğunca zamanınızı ve paranızı paylaşın. Başkalarına size yaptıkları bir davranıştan dolayı, ihtiyaçlarından dolayı ya da bir sebep aramaksızın sırf varlıklarından dolayı ve de evrendeki alma – verme dengesi adına bişeyler vermeyi daima hatırlayın. Okullar açılınca bir çocuğun masraflarına katkıda bulunun, önlüğünü alın, bir arkadaşınıza kitap hediye edin nedensiz, komşunuza sevdiği yemekten pişirince bir kap verin, kendinize alırken annenize de 1 çift çorap alın.. Tüm bunlarla evrene şu mesajı veriyorsunuz aslında: “Sahip olduklarım için teşekkür ederim.” Ve inanın gönülden, hesapsız kitapsız verdikleriniz size çoğalarak geri döner, vermek almanın kapısını açar. Hayal ettiğinizden daha fazlasının mümkün olduğuna inanın. Kendinizi sınırlamayın, evren size sınırsız alternatifler sunar, yeter ki isteyin. İstediğiniz şeyin size doğru gelmekte olduğunu bilin: İstediğiniz para / ev / araba / mücevher her ne ise size doğru ilerlediklerini söyleyin. Hayalinize ulaşmak için attığınız her adımı yazın. Sahip olmadıklarınıza odaklanarak sahip olduklarınızı görmezden gelmeyin. Zihninizde zengin ve bolluk içinde olduğunuza dair bir imaj bulundurun. İstediğiniz kadar paranız olsa nasıl düşünür, hisseder ya da davranırdınız: Mutlu, bolluk içinde, şükran dolu, neşeli.. İşte tam da böyle davranın, hissedin.. Bu aslında sizin gerçekliğiniz ve aslında gerçek siz olan bu imaja inanın.. Hayatınızı istediğiniz gibi değiştirmeye gücünüz var, kullanın.. Ve daima hatırlayın; bolluk ve zenginlik içinde yaşamayı hakediyorsunuz ve buna layıksınız.. Sevgimle kucaklarım... :)
29 Haziran 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Affetme Meditasyonu CD'si Çıktı...
"Kendimiz için asla ihmal etmememiz gereken, kırgınlıklarımızdan arınmaktır" deyip yola çıktım ve Şimdi Değiş' in işbirliği ile Affetme Meditasyonu Cd'si hazırladım.
Cd'ye sahip olmak için simdidegis.com'u ziyaret edebilir ya da ncigdematabey@gmail.com'a mesaj gönderebilirsiniz.
Zaman Geçiyor, Siz Neyi Bekliyorsunuz?
* Halinizden memnun değilsiniz, ne yapacağınızı bilmiyorsunuz,
* Hedefiniz var, ulaşmak konusunda sıkıntı çekiyorsunuz,
* Hiçbirşeye yetişememekten / zaman bulamamaktan bunalmış durumdasınız,
* İşyerinde ekibinizle sorunlar yaşıyorsunuz,
* Eşiniz / sevgiliniz sizi anlamıyor,
* Kararlarınızı uygulamakta güçlük çekiyorsunuz,
* Paranız geldiği gibi gidiyor, hiç bereketi yok,
* "Ben buyum, değişemem" diyorsunuz....
HAREKETE GEÇme zamanı, HAYATTAN KEYİF ALmak sizin de hakkınız..
ncigdematabey@gmail.com 'a mesaj atın, TANITIM SEANSI için randevunuzu alın...
* Hedefiniz var, ulaşmak konusunda sıkıntı çekiyorsunuz,
* Hiçbirşeye yetişememekten / zaman bulamamaktan bunalmış durumdasınız,
* İşyerinde ekibinizle sorunlar yaşıyorsunuz,
* Eşiniz / sevgiliniz sizi anlamıyor,
* Kararlarınızı uygulamakta güçlük çekiyorsunuz,
* Paranız geldiği gibi gidiyor, hiç bereketi yok,
* "Ben buyum, değişemem" diyorsunuz....
HAREKETE GEÇme zamanı, HAYATTAN KEYİF ALmak sizin de hakkınız..
ncigdematabey@gmail.com 'a mesaj atın, TANITIM SEANSI için randevunuzu alın...
HAKKIMDA
Çiğdem Atabey 1969’da doğdu. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra yıllarca çokuluslu şirketlerde çalıştı. Hayatın dalgalanmalarına karşı kişisel ve ruhsal gelişim konularına olan ilgisi sayesinde çıkış yolları buldu. Deneyimlerinden ve eğitimlerinden başkalarını da faydalandırma arzusu onu "yaşam koçu" olma noktasına getirdi. Yollarınız bi yerlerde kesiştiğinde, yol arkadaşınız olmaya niyet etti. Ankara'da yaşıyor. Evli ve çocuksuz :)
Eğitimler:
Yaşam Koçluğu / Kuantum Koçluk - Temel / Usui Reiki Master / Kundalini Reiki / Altın Üçgen / Prana Şifacılığı / EFT / NLP / Kuantum Düşünce Tekniği / Feng Shui / Etkili İletişim Becerileri / Etkili Liderlik / Topluluk Önünde Sunuş Yapma / İnsan Kaynakları Yönetimi / Çatışma Yönetimi
ncigdematabey@gmail.com
Yaşam koçluğu ile ilgili sorularınız ve danışma alma talebiniz için bu mail adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Eğitimler:
Yaşam Koçluğu / Kuantum Koçluk - Temel / Usui Reiki Master / Kundalini Reiki / Altın Üçgen / Prana Şifacılığı / EFT / NLP / Kuantum Düşünce Tekniği / Feng Shui / Etkili İletişim Becerileri / Etkili Liderlik / Topluluk Önünde Sunuş Yapma / İnsan Kaynakları Yönetimi / Çatışma Yönetimi
ncigdematabey@gmail.com
Yaşam koçluğu ile ilgili sorularınız ve danışma alma talebiniz için bu mail adresinden bana ulaşabilirsiniz.
YAŞAM KOÇLUĞU NEDİR?
Yaşam koçluğu en basit ve temel anlatımıyla; karşımızdakini zorlamadan onun hayatında sorunlu gördüğü ya da geliştirmek istediği alanlarda (iş, ev / evlilik, kariyer, ilişkiler... ),
*olmasını istediği yere varması için hedef belirlemesinde,
*bu hedefe ulaşacak yolu çizmesinde ve
*bu yolda yürürken neyi yapması ya da değiştirmesi gerektiği konusunda
onun yanında olmak, destek olmak, motive etmek şeklinde anlatılabilir. Yani şimdi olunan yer ile olmak istenen yer arasındaki mesafeyi aşma sürecinde bir nevii yol arkadaşlığıdır..
Geniş AÇI
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar...
En uzun yolculuklar bir adımla başlar..
Yaşama Dair...
-
▼
2009
(51)
-
►
Şubat
(10)
- Haydi Gösterin Sevginizi / Güle Sorma O Bilmez...
- Mesaj Yağmuru / Sarmaşık Gülleri...
- Yaşamak İçin Yemek / Bir Dalda İki Elma...
- Acil Durum / Maydanoz Yapraklarından..
- Mesajınız Var / Pembe, Gönlüm Sende..
- Bu Televizyon Niye Açık? / Çam Ağacı Zamanı..
- Gerçekten Önemli Olan Ne? / Çiğdem Der ki..
- Yeni Bir Sayfa...
- Yaşam Koçluğu Nedir?
-
►
Şubat
(10)
KENDİ CÜMLELERİYLE YOL ARKADAŞLARIM
Benimle paylaştığın birikimin, bilgin için çok teşekkür ediyorum. Emin ol çok faydalı oldu. Hatta bunları ben bir kere okunacak, ders alınıp geçilecek olarak görmüyorum. Masa üstüme kaydettim gün içinde sık sık açıp bakıyorum. Bazen bildiğimizi zannettiğimiz şeyi daha kolay unuturuz ve atlarız. Hayatımın en ihtiyaç duyduğum anında çıktın geldin minnettarım.
Arzum Başkılıç - Gaziantep
*************************************************
Hem blogunda okuduklarım, hem de mesajlaşmamız sayesinde aslında çevreyi değiştirmeye çalışmamın anlamsız bir çaba olduğunu keşfettim. Tüm dünyayı değiştiremeyeceğimi öğrendim. Ve duruma uyum sağlamaya başladım. Herşey çorap söküğü gibi değişmeye başladı... Çevreden beklentilerim azalınca, stresim de azaldı. Zaman geçtikçe farkettim ki, ben daha az stresli olunca, çevremdekiler de bana kaşı daha anlayışlı oluyor... Hayattan ve yaptıklarımdan keyif almaya başladım. Hayattan keyif almaya başlayınca da bazı şeylere ve vakit yetersizliğine çözüm üretebildiğimi gördüm. Gerçekten de elimdekilerle mutlu olmaya başladım...
Sana birara "Senin sayede hayatıma çeki düzen vermeyi yavaş yavaş öğreniyorum" dediğimde, bana verdiğin cevap "Yavaş yavaş değil, olması gerektiği hızda olsun herşey"... Sadece bir tek cümle... Ama altında neler yatıyor düşünenler anlar... Evrene vediğimiz mesajlar ne kadar önemliymiş, canım Çiğdemcim senden önce farkında değildim... Herşey "olması gerektiği hızda" güzelleşiyor. Ben de "olması gerektiği hızda" değiştiriyorum hayata bakışımı... Pek tabi ki senin sayende...
Sana birara "Senin sayede hayatıma çeki düzen vermeyi yavaş yavaş öğreniyorum" dediğimde, bana verdiğin cevap "Yavaş yavaş değil, olması gerektiği hızda olsun herşey"... Sadece bir tek cümle... Ama altında neler yatıyor düşünenler anlar... Evrene vediğimiz mesajlar ne kadar önemliymiş, canım Çiğdemcim senden önce farkında değildim... Herşey "olması gerektiği hızda" güzelleşiyor. Ben de "olması gerektiği hızda" değiştiriyorum hayata bakışımı... Pek tabi ki senin sayende...
Beril - İstanbul
*************************************************
Yola ilk çıktığım gün, yolun girişinde kocaman bir kapı gördüm; ''Hayata Sihirli Dokunuş'' yazıyordu. Kapıya doğru yaklaştım. Birden kapı açıldı, gülen gözlerle, bütün içtenliği ile sımsıcak bir “merhaba'' dedi içerdeki bayan. O kadar içten o kadar sevgi doluydu ki… ''Yolun hayırlı olsun tatlım, inanıyorum ki başaracaksın, istediğin zaman ben hep buradayım, unutma..'' İlk yol arkadaşımla tanışmıştım ve şimdi daha inanarak, daha kararlı yola devam ediyorum. Seninle yolum kesişmeden önceki Derya ile şu anki Derya arasında o kadar fark var ki.. Cesaretlendirdiğin, güvendiğin, fark etmeyi fark ettirdiğin, kendimi sevmeyi öğrettiğin ve yol arkadaşım olduğun için tekrar teşekkürler sana.
Ne güzel birçok kişinin hayatına dokunacak ve yol arkadaşı olacaksın, tıpkı bende olduğu gibi...
Derya Tekin - İzmir
*************************************************
ETİKETLER
- Farkındalık Yazıları (28)
- Para Koçluğu (5)
- Yaşam Koçluğu (13)
- Yol Arkadaşlarım (3)
6 yorum:
Yararlı,Öğretici ve kesinlikle Aydınlatıcı bir yazı!"İyi ki"lerin "keşke"lerden daha bol olmasının önemini bir kez daha anladım..İyi ki bu bloğu izlemeye almışım (:
Nasıl güzel bir yazı, yaptığım hatalar tek tek belli oldu benim. Nasılda inatla olmayana odaklanıyor insan beyni anlamıyorum.
bu sabah seni okumak icin acmisim bilgisayarimi.. Birgun hayatimda degistirdiklerinin listesini yapacagim sana, sen bile sasiracaksin..
sevgili Çikolata Ağacı, "iyi ki" varsınız, yazdıklarımın birilerine ulaşıyor olduğunu görmek bana acayip bir zenginlik hissi veriyor; teşekkürler..
Sevgili Owl, madem hatalarınızı buldunuz, bunların yerine yeni düşünce ve davranış şekilleri koymaya ne dersiniz? İnanın işe yarıyor..
Mehtapcım güzel arkadaşım, paylaşmak,paylaşarak çoğalmak, çoğaldıkça zengin hissetmek bu işte; harikasın.. Ödevini cumartesi göndermediğin gözümden kaçtı sanma; 1 parça çikolata yedim de sorgulayamıyorum şimdi seni :)) öperim..
Pozitif enerji işte buna derim ben. İnanılmaz güzel bir anlatım ve harika bir konuydu, farklı konularla devamını yürekten diliyorum. Normalde insanların tavsiyeler içeren öğretilerine biraz nötr davranırım, zor kabullenirim önerileri, okur araştırır, ben bilir söylerim derim. Eğitimci olmanın verdiği dezavantaj. Ama sizin yazılarınız dünyaya bakışınız beni inanılmaz mutlu ediyor. Yazılarınızdaki tavsiyeleri X bir insan değil de bana sanki ablam, arkadaşım, dostum anlatıyor. O kadar kalpten yazıyorsunuz ki. Tüm içtenliğimle teşekkürler, bu yazı için diğer tüm güzel yazılar ve dilekleriniz için. Bende çok inanıyorum, bir gün bir yerde karşılaşacağız...Sevgimle bende sizi kucaklarım.
Sevgili Kamile, ben de içten yorumunuz için çok teşekkür ediyorum, ne güzel bir eğitimciden bunları duymak.. En kısa zamanda görüşmek üzere, isteyelim OLsun..
sevgilerimle...
Yorum Gönder