22 Haziran 2009 Pazartesi

Finansal Özgürlük Stratejisi...

Para için bilinçaltımız ne diyor, kodlamalarımız neler bunları tespit ettikten ve geliştirmemiz gereken konulara baktıktan sonra artık finansal özgürlüğe 1 adım daha yakınız. Sıra geldi parasal stratejimizi belirlemeye..
Paramızı idare etmek için ilk yapmamız gereken halihazırda neleri uygulamakta olduğumuza bakıp bir yol haritası çizmek:
* Uyguladığınız bir strateji var mı yoksa aydan aya ipin ucu iyice kaçıyor mu? Bir stratejiniz yoksa öncelikle neyiniz var neyiniz yok bir envanterini yapın: Bütün varlıklarınız, birikiminiz, borçlarınız, geliriniz, gideriniz hepsini yazın. Bundan sonra hemen açık ve net bir hedef koyun kendinize ve sizi bu hedefe götürecek taktikleri belirleyin.
* Zaten belli bir yönteminiz varsa da öncelikle parayla ilgili tüm bilgi, doküman ve evraklarınızı (fatura, makbuz, hesap cüzdanı...) toparlayın, bunları ayıklayın, temizleyin ve dosyalayın.
* Evraklarla ilişkinizi organize ettikten sonra kişilerle (eşiniz / çocuğunuz / anne - babanız...) olan para ilişkinize bakın.. Onlarla parasal durumunuz, harcamalarınız, tasarruflarınız konusunda konuşmaktan çekinmeyin ve bu tip konuşmaları ertelemeyin.
* Hedeflerinizi sizin için en önemli olandan itibaren yazın: Eğitim masraflarınızı karşılamak, dişlerinizi yaptırmak, tatile gitmek, kredi kartı borçlarınız ödemek gibi.. Bunu yaparken de sizi neyin daha motive ettiğini ve önceliklerinizi iyice belirleyin: Yeni bir düz kare ekran tv almak mı yoksa kredi kartı borcunuzu ödemek mi sizi daha çok motive eder ya da daha önceliklidir? Belki tv almak daha motive edici ama öncelikli değil.. Burdaki esas nokta şu: Kredi kartı borcunuzu ödeyip yeni bir tv almak için yeterli para biriktirdiğinizde, eğer hala istiyorsanız gidin televizyonunuzu alın.. Belki o zaman fikrinizi değiştirip başka bişey alabilir ya da daha pahalı bişey için para biriktirmeye devam edebilirsiniz.
* Planınızı yaparken önce günlük harcamalarınıza bakın: Ne kadarı acil, önemli ve hayati? Nelerden vazgeçebilirsiniz, ne olmadan yaşayabilirsiniz, abonesi olduğunuz dergi / gazetelere gerçekten ihityacınız var mı, üye olduğunuz spor salonuna geçen ay kaç kez gittiniz, dışarda yemek için ne kadar harcıyorsunuz, ihtiyacınız olmadığı halde sırf rengini beğendiniz diye kıyafet alıyor musunuz...?
Küçük bir delik bir tekneyi batırabilir, o yüzden “ucuzdu aldım” psikolojisinden kurtulun, “buna gerçekten ihtiyacım var mı?” demeye ne dersiniz? Bütçelediğiniz harcamaların dışına çıkmayın, yüklü para çıkışı gerektiren harcamalarınızı bir süre erteleyin.
* Sıra geldi tasarruf politikası belirlemeye.. Başkaları tasarruf yapmalısın dediği için değil, bir amaca hizmet etmek üzere (araba almak, televizyonunuzu değiştirmek... ) para biriktirmeye odaklanın. Gelirinizin belli bir yüzdesini tasarruf etmeyi alışkanlık haline getirin.
* Bu sırada borçlarınız da önemli bir husus: Ev kredisi, kredi kartı, mağaza kartları ve benzeri türde borcunuz olup olmadığına bakın, bunları vadelerine ve miktarlarına göre sınıflayın.
* Borcunuz varsa bir borç ödeme planı yapın, bu planın izlemesi kolay adımlardan oluşmasına dikkat edin. En büyük olandan başlayın ki ödemeniz gereken faiz miktarı azalsın..
* Nakit akışınızı gözden geçirin ya da yeniden yapılandırın, bu borç ödeme planınızı uygulamanızı kolaylaştırır.
* Nakit girişinize odaklanın, harcamalarınız kazancınızdan çok olmasın; böylelikle zaten bir borç ödeme planı uygularken yeni borçlardan korunmuş olursunuz.
* Bu sırada pazarlık yapmaktan, indirimleri takip etmekten çekinmeyin. Bu aynı miktar paranın alabileceği ürün miktarını artırır.
* Uzun dönemli hedeflerinize bakın ve gelecekte sizin rahat ve huzurlu olmanızı sağlayacak bir yatırım stratejisi belirleyin.
* Alternatif gelir imkanlarını değerlendirin.
Bu hafta halihazırdaki parasal stratejileriniz neler bi bakın bakalım, çok şeyin farkına varacağınıza eminim.. :)
Sevgimle kucaklarım.. :)

3 yorum:

Dolunay dedi ki...

güzel bir yazıydı canım.

Koray Ozer dedi ki...

Çiğdemcim, "Zenginin parası, züğürdün çenesini yorar" demişler :), sen de takıldın "para" mevzuuna.... Şaka bir yana, beğeniyle ve ilgiyle okuyorum yazdıklarını. Geçenlerde bir arkadaş toplantısında "500 lirayla mutlu, mesut geçinebilmenin hayalini kuruyorum" dedi bir arkadaşım. Çoluk, çocukla beraber 500 TL belki fazla ütopik, ama sanırım çok para, çok harcama = büyük mutluluk yanılgısından çıkıp daha sade, daha basit (dolayısıyla daha ucuz) bir hayata yelken açabilmek en güzeli...Devam et bu konuya :)

Çiğdem Atabey dedi ki...

teşekkürler sevgili Dolunay, faydalı olmasını dilerim..

Koraycım, sen bankacısın, benden daha iyi bilirsin para mevzularını.. Amacım insanların kafalarındaki yanlış para kodlarını görmelerini ve çözmelerini sağlayıp sana daha çok müşteri göndermek :))) bu bölüm şaka ama sırrı çözmüşsün: çok para çok mutluluk olmuyor, hayatın her alanında olduğu gibi burda da işin sırrı dengede..

konu önemli, devam edecek.. :))

selam ve sevgilerimle...

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP